... SORUNU CÖZERSEN ONU BIR GÜN ICIN ÖZGÜR KILARSIN, BIR INSANA SORUNLARINI CÖZMEYI ÖGRETIRSEN ONU HAYATI BOYUNCA KENDINDEN EMIN KILARSIN. blog layouts

BIR INSANIN CAHIL OLDUGUNU BILMESI / ILME ATILMIS ILK ADIMDIR

Cuma, Kasım 17, 2006

EĞİTİMSİZLİK SİSTEMİ



Münazara demek, fikirlerin karşılıklı çatışması anlamına gelmektedir. Yani ilmi mânâda “cedel etmek” demektir.
Kimimizin ortaokul, kimimizin lise yıllarına damgasına vurmuştur münâzaralar. Ortaokul yıllarımda, özellikle orta üçüncü sınıfta hocamızın bizi iki gruba ayırdığını ve bir konuyu öyle midir, yoksa böyle midir düzleminde tartıştırdığını hala hatırlarım.
Bazen öyle konular gelirdi ve kendi kendime derdim ki, “ya benim savunmam için hocanın verdiği konu aslında bana uygun değil, ben karşı tarafın savunduğu konuyu savunsaydım daha güzel savunurdum, çünkü o daha çok aklıma yatıyor”.
Böyle düşünürdüm ama söyleyemezdim.
Aradan yıllar geçti...
O dönemki hocamızın ve muhtemelen sizin hocalarınızın da iyi niyetle bir şeyler yaptırtmaya çalıştığından, fikirlerin karşılıklı çatışmasını sağlamaya ve bize bir şeyler katmaya çalıştıklarından şüphem yok.
Ama Allah rızası için , bir hoca da çıkıp demedi ki, “çocuklar şimdi bu savunduğunuz şeylerin mutlak bir cevabı, değişmez kesin bir cevabı olmayabilir. Zaten amacımız bu sorulara doğru yanıtlar bulmaktan çok , sizlere bir fikir ve zihin jimnastiği yaptırmaktır. O yüzden -her ne kadar kimi zaman inanmadığınız bir şeyi savunmak zorunda kalsanız da- yılmayın.”
Nerdeeee böyle söyleyen, öğrencinin içini açan hoca...
Bir kere asıl önce bu söylenerek öğrencinin ufku açılmalıydı ki, o da aslında neyi niçin savunmak zorunda bırakıldığını bilsin ve kendine öz saygısı zedelenmesin.
Düşünün bakalım, inanmadığınız bir şeyi sonuna kadar savunmak zorunda bırakıldığınızı…
Kişiyi suça toplum mu iter, yoksa suç işleme dürtüsü kişinin kendi içinde mi vardır ?
Hadi buyurun !
Soru aslında güzel. Çirkin olan ise, o yaştaki körpecik bir beyin, gerçekten de bunlardan bir tanesinin doğru olduğu zannına kapılabiliyor.
İşte tehlikeli olan da budur. Halbuki böyle durumlarda yukarıda da işaret ettiğim gibi, hoca demeli ki;
“Çocuklar bunun kesin bir cevabı yoktur. Farklı açılardan, geliştirebildiğiniz kadar fikir geliştirin ve hepsini ortaya koyun. Eğer bu münâzaranın sonunda, kafanızda suç kavramıyla ilgili farklı, özel ve özgün fikirler geliştirebiliyorsanız o zaman amacımıza ulaşmışızdır. Yoksa ying-yang gibi düşünmek zorunda değilsiniz .”
Mesela o dönem gerçekten kafama takılmıştı, gerçekten de kişiyi suça toplum mu iter yoksa suç işleme dürtüsü bireyin kendisinde mi vardır diye ?
Cevabını ise ancak yıllar sonra verebilmiştim...
Selâmetle...
BAVER

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home